Hoşgeldiniz üye girişi yapın yada hesap oluşturun.

Basında Büyüyenay

Büyüyenay 5 iyi kitapla Bismillah dedi! Büyüyenay Yayınları, yayınladıkları kitaplar ve kitap jeneriklerindeki titizlikleri ile farklı bir yayınevi olmaya aday.. Büyüyenay yeni bir yayınevi. Sevimli kapak kompozisyonları, sade ve rahat sayfa düzeni ve okumayı teşvik edici harf karakteriyle basılmış bu kitaplar.


Yusuf Turan Günaydın, dünyabizim.com, 16 Mart 2012

2012 ‘nin Şubat ayında peş peşe bastığı 6 kitapla bir yayınevi doğdu. Türkiye’nin geleceği hakkında benim de söylenecek sözüm var, ben de ülkeme katkıda bulunacağım diyen: Büyüyenay... Yayınevinin yayınladığı kitaplara baktığımızda hepsinin birer klasik olduğunu görmemiz mümkün, kiminden haberdar kiminden bihaber olduğumuz... Büyüyernay Yayınları, bizi köklerimizle barışmaya, onları tanımaya çağıran bir sesin sahibi...


İbrahim Coşkun, Yedi İklim Dergisi, Sayı: 265, Nisan 2012

Büyüyen Ay Yayınlarının okura sunduğu Adab-ı Makal/ Konuşmanın Adabı, 16. yüzyıl Anadolusu’ndan okura ulaşan bir iletişim bilimi ve bilgelikler kitabı


Ahmet Cevdet Usta, Yeni Şafak Kitap, Sayı 65, 9 Mayıs 2012

Suat Ak, Çıktım Erik Dalına metinlerini derlemekle kalmadı, İsmail Hakkı Bursevi’nin kült kitabı Ruh’ul Mesnevi’sini de aktardı. Kendisini kutlarım. Bilinen fakat ne yazık ki 1928 harfleriyle yayınlanmamış kitapları kazandırma ideali ile yola çıkmış olan Büyüyen Ay yayınlarının Tasavvuf dizisinin 4. kitabı Ruh’ul Mesnevi...

Mesnevi’nin Ruhu ulu Mevlâna Celaleddin Rumi’nin munis devi Mesnevi’nin ilk 18 beytine yazdığı şerh. Enlemce açılımlayışlarla Bursevi bir Rönesans bilinciyle çalışmış hissi de yaşıyor insan eseri okurken...


Kâmil Eşfak Berki, Star Gazetesi Kitap Eki, 14 Haziran 2012

Büyüyenay’ın titiz çalışması okura yaradı... Necip Asım’ın ‘Kitab’ı, Büyüyenay’la asıl kimliğine kavuştu... Necip Asım’ın [Yazıksız’ın] Kitap adını verdiği kitap, Türkçede bu alandaki ilk ve tek kitap olma özelliğine sahip. Necip Asım Yazıksız, Türk diline büyük hizmetler etmiş, Orhun Yazıtlarının gün ışığına çıkmasını sağlamış, Atabetül Hakayık’ı ademiyetten kurtarmış bir dil âşığı, son dönem Osmanlı aydını... Kitaba dair ne varsa bu Kitap’ta var.. Kitap, Büyüyenay Yayınları tarafından, güzel bir kapak kompozisyonu ve nefis bir baskı ile ve bölüm araları renkli sayfalarla ayrılmış olarak okurların dikkatine sunuldu.


İsmail Demirel dünyabizim.com., 4 Temmuz 2012

Necip Âsım Yazıksız’ın Kitap isimli bir kitabı vardır... Geçenlerde bir arkadaşımın masasında görüp el koyduğum, kapağı ve iç düzeniyle de İletişim baskısını aratmayan Kitap, çiçeği burnunda bir kuruluş olan Büyüyenay Yayınları tarafından yayımlanmış.... Kendisi de “muhibban-ı kütüb”den olan Necip Âsım Bey (Soyadı Kanunu çıkınca, “günahsız, masum” mânâsına gelen “Yazıksız” soyadını almıştır), Kitap’ta, kitabın tarihçesinden başlayıp yazıdan alfabeye, yazı malzemesinden kâğıt çeşitlerine, yazma eserlerden kitap adlarına, yasak kitaplardan, kitap yakma hadiselerine kadar, kitap deyince aklımıza gelen her şeyden söz etmiş ve anlattıklarını güzel anekdotlarla süslemiş... Sözün kısası Necip Âsım’ın Kitap’ı çok önemli ve faydalı bir kitap.


Beşir Ayvazoğlu, Zaman Gazetesi 19 Temmuz 2012

Tâhirü’l-Mevlevî’nin İstiklâl Mahkemesi Hatıraları isimli eseri Büyüyenay Yayınları tarafından yayımlandı..

Yakın bir zamanda yayın hayatına güzel bir giriş yapan Büyüyenay Yayınları önemli bir eseri daha okurlara sundu. Dr. Nurcan Boşdurmaz’ın hazırladığı Tâhirü’l-Mevlevî’nin İstiklâl Mahkemesi Hatıraları isimli eseri Büyüyenay Yayınları tarafından yayımlandı. İstiklâl Mahkemesi Hatıraları, yakın tarihimiz açısından bir belge hükmünde olup, hem basın tarihi hem de İstiklâl Mahkemeleri hakkında güvenilir, birinci elden bilgiler veren, tanıklıkların dile geldiği bir eser.


Şifa Sarıçam, dünyabizim.com., 03 Ağustos 2012

Yusuf Turan Günaydın’ın hazırladığı, Ali Behcet Efendi’nin etkisi büyük eseri, manevi bir irşad rehberi niteliğindeki ‘Ubeydiye Risalesi-Dar Geçitleri Aşmak’ Büyüyenay’dan çıktı. Büyüyen Ay Yayınları’nın 12. kitabı olarak piyasaya sürülen Ubeydiye Risalesi giriş, çevirimyazı, sadeleştirme ve tıpkıbasım bölümlerinden oluşuyor. Bu anlamda bu küçük risale, kendinden beklenenden fazlasını veriyor okurlarına. Yusuf Turan Günaydın’dan, kazı çalışmaları sonucu gün yüzüne çıkartılmış nice bol dipnotlu eserler, Büyüyen Ay’dan da böyle hacmi küçük manası büyük nice eserler temennisiyle…


İsmail Demirel, “dünyabizim.com” 13 Ağustos 2012

Tâhirü’l-Mevlevî’nin meşhur hatıratı Matbuat Âlemin-deki Hayatım / İstiklâl Mahkemesi Hatıraları Büyüyenay Yayınları tarafından yeniden okura sunuldu... Eser, sadece İstiklâl Mahkemesi ekseninde tartışılmaması gereken zengin bir kaynak. Eseri yalnızca İstiklâl Mahkemeleri ekseninde tartışmak, hatıratın muhteviyatını hafife almak gibi görünüyor, zira yazar Bâb-ı Âli’de dönemin en velud din, felsefe ve edebiyat tartışmalarını da zikrediyor...


A. Yavuz Altun, Zaman Kitap, Sayı: 80, 3 Eylül 2012

“Kitap”ı, yeni kurulan bir yayınevi olan “Büyüyenay Yayınları” yayımlamış. (Mayıs 2012) Bu eser, yayınevinin yayımladığı ilk kitap aynı zamanda. Bir yayınevi için böylesine önemli ve güzel bir eserle yayın hayatına başlamak hem çok prestijli, hem de riskli: Prestijli, çünkü çok iyi bir eser; ama aynı zamanda riskli, çünkü yayınevinin daha sonradan yayımlayacağı her kitap, doğal olarak, ilk yayımladıkları eserle mukayese edilecektir. “Büyüyenay Yayınları”, deyiş yerindeyse,

kaliteli eserler yayımlamaya yazgılıdır artık…

Büyüyenay ismindeki bu bebek yayınevinin yayımladığı baskı, daha kapağıyla çarpıyor insanı. Yayınevini kutlamak lâzım: Gerek kapağı, gerekse içeriğiyle (sayfa kalitesi, göz yormayan renk seçimleri, rahat okutan harf boyutu ve satır araları, kitabı yayına hazırlayan Ali Yıldız’ın açıklayıcı dipnotları ve kitapta geçen isim, kavram, mekân ve olaylara dâir, Mustafa Kirenci’nin hazırladığı yüz yirmi sayfalık “Açıklamalar” bölümüyle), enfes bir kitap olmuş… Kitabın fizikî kalitesi ve güzelliği hakkında vereceğim şu misal, beni (ve benim gibi olan kitapperestleri) bilenler için, yeterli bir delil olacaktır kanaatindeyim: Okuduğum tüm kitapların altını çizen, sağına soluna notlar alan bendeniz, bu kitabı çizmek şöyle dursun, ilk sayfasına adımı dahi yazmaya kıyamadım.


Orçun Üçer, Şalom Gazetesi, 5 Eylül 2012

Ahmed Mürşid, yazmış olduğu eserleriyle, özellikle de sade bir dille kaleme olduğu 10.000 beyitlik Pendname (Muhammediye-Ahmediye) adlı eseriyle, yaşadığı yüzyılda haklı bir şöhretin sahipliğini üstlenirken; aynı zamanda hem ilim adamlığı hem de üretken bir tasavvuf adamı kimliğiyle, tasaavvuf ve edebiyat dünyamızda Diyarbakır’ı temsil eden mümtaz şehsiyetlerdendir... ‘Büyüyenay’ Yayınları arasında yayınlanmış olan ve toplam 330 sayfadan oluşan bu Kitabı herkes alıp okumalıdır diye tavsiyede bulunuyorum.


Yeni Yurt Gazetesi (Diyarbakır), 5 Eylül 2012

Bir dua niyetiyle, ay ile insan, insan ile kozmos arasında rabıta kuran, ‘Ay’ın müjdeleyici, ümitlendirici ve sabrı öğütleyen ders verici değişimlerine atıfla kendi özüne ve köküne sadık kalan ve kamil olma aşamaları olan ‘Ay’ dan ilham alarak “Büyüyenay” adı verilen yeni bir yayınevi yayın dünyasına başlangıç yaptı. Fedakarlığı, takdire şayan çabasıyla, mütevazı ama kuşatıcı bir yayıncılığı ve medeniyet köklerine yönelik bir ekseni hedef alarak altı ay gibi kısa süre içinde 14 kitap yayınlayan eski ve son dönemin yerli müelliflerinin eserlerini yayınlayan “Büyüyenay” yayınevi medeniyet köklerimize doğru bir yolculuğa çıkarıyor okurlarını.


Ahmet Dağ, dünyabülteni.com., 30.Eylül.2012

Yayın dünyamıza klâsik ve kuvvetli bir giriş yapan Büyüyenay Yayınevi, hem çeşidini hem de zenginliğini artırarak yayına devam ediyor. Kitaplarını tek tek değil toplu olarak yayınlayan ve bu konuda bir çizgi tutturan Büyüyenay, kültür çevrelerinden tam not aldı. Kültür ve ilim hayatımıza nice yıllar kalıcı katkılarını dilediğimiz yayınevinin, çıkışı itibariyle kendine seçtiği kitaplar bizim zenginliğimizi bugüne taşıması açısından önem arz ediyor.


Faruk Çınar, dünyabizim.com., 30 Eylül 2012

Yayıncılık dünyanızda ay gibi doğan Büyüyenay, İslâm irfanının seşkin eserlerini yayımlamayı sürdürüyor... Seçilen eserler, gerçekten de bizim bilgelik belleğimizin birbirinden değerli örneklerini oluşturuyor...

Çıktım Erik Dalına nefesinin hayli şerhi var. Onlar arasında Mısrî’nınki en güzeli olanı, derler. Büyüyenay, onu okura sunmakla gerçekten de harikulade bir iş yapmış...

Maverdi’den bir kitap, yine Büyüyenay’dan: Yüce Hedefler. Bergamalı Ahmed Cevdet Efendi’den... Bir rehber kitap bu. Maverdi’nin bir çok dünya diline aktarılmış olan kült kitabı. Hani her eve lazım denir ya, gerçekten de okunası, herkesin okuması gereken bir kitap...


Sadık Yalsızuçanlar, Star Gazetesi Kitap Eki, 30 Eylül 2012

Osmanlı döneminde en çok basılan ve elden ele dolaşan kitaplardan biri de Diyarbekirli Ahmed Mürşidî’nin Pend-i Ahmediyye adıyla da tanınan eseridir. Öyle ki eserin Osmanlı baskısı, Cumhuriyet döneminde de ofset tekniğiyle tıpkıbasımlar hâlinde defalarca çoğaltılmıştır.

Pendnâme, son dönem Osmanlı sosyal hayıtında çokça okunan (popüler) metinlerden biri olarak önemlidir. Geleneksel ahlâk prensiplerini halk arasında yayan ve benimseten bir rol üstlenmiştir. Daha önceki yüzyıllarda yazılmış Müzekki’n-Nüfûs, Ahmediyye, Muhammediyye, Mevlid vb. eserlerde olduğu gibi sûfiyâne muhtevası sebebiyle Türk halkının İslâm anlayışının tasavvufî bir biçimde şekillenmesine katkısı bulunan metinlerdendir.


Yusuf Turan Günaydın, Karagöz Dergisi, Sayı:21, Ekim-Kasım-Aralık 2012

Necip Asım Yazıksız’ın ünlü kitabı eski harflerle ilk basıldığı tarihten bu yana iki kez daha basılmış oldu. Büyüyenay baskısı, daha önceki baskısından önemli bir farkla ayrılıyor yalnız: önceki baskı ‘sadeleştirilmiş’ idi; bu baskı bir çeviriyazı çalışmasıdır. Kitabın kelimelerine dokunulmamıştır. Demek Büyüyenay, okuyucusuna güveniyor... Yeni bir yayınevi olan Büyüyenay’ın kitap seçimi dışında kapak kompozisyonlarından göz okşayıcı sayfa düzenine kadar işine özenli bir tutumla yaklaştığını söylemeliyiz. Eserin sonundaki dizin kısmı da ayrıntılı bir içindekiler hükmündedir ve bir kırkambar hükmündeki bu tür kitaplarda okuyucunun aradığını bulmasını kolaylaştırır; zamandan tasarruf ettirir... Özenli yayıncılık alanındaki çabasını gittikçe daha da geliştireceğini kuvvetle umduğumuz Büyüyenay Yayınevini ve eseri yayına hazırlayanları kutlamadan edemiyoruz


Yusuf Turan Günaydın, Hece Dergisi, Sayı: 190, Ekim 2012

Bugün insanlık neredeyse şaşkınlık yaşayacağı, kendsine acaip gelen ve garip bulduğu halleri çoktan unutmuş gibi. Bu haller aslında her daim insanlığın başına gelen haller. Hele hele günümüzde beş yüz, altı yüz yıl önce bu garip haller, duyulmadık hikâyeler yaşanıyor idi. Ve bizim kıymetli bir ismimiz, bu garip ve nadir hikâyeler unutulmasın diye bunları bir kitapta topladı. Bu kitap yüzyıllar boyunca, yazmalar arasında adı gibi garip kaldı. Ve bugün bu garip ve acaip hikâyeler yeniden bizimle buluştu. Büyüyenay Yayınevi’nin edebiyat dizisinin ilk kitabı olarak: Süheyli’den Duyulmadık Hikâyeler/Acâ’ibü’l-Measir ve Gara’ibü’n-Nevâdir...


Faruk Çınar, dünyabizim.com., 2 Ekim 2012

Türker Acaroğlu’nun özensiz hazırladığı, İletişim Yayınları’nınsa özenle yayınladığı (1993) Necib Asım’a ait ‘Kitap’ kitabı, Ali Yıldız tarafından yeniden hazırlanmış ve Büyüyenay Yayınları’nın ilk kitabı olarak basılmış (Mayıs 2012) haliyle yaklaşık altı aydır okunmayı bekliyordu. Nihayet geçtiğimiz günlerde okuyabildim...

‘Kitap’ı okuduktan sonra gördüm ki, bu erteletme yine kitapların neden olduğu bir aldanıştan ibaretmiş. Evet, Necib Asım’ın ‘Kitap’ı, ilk bakışta yazmadan endüstriye uzanan bir süreçte kitabın serüveninden, kitabı oluşturan unsurlara ve kitap muhataplarının ilgi düzeylerine doğru açılan bir kitap kitap. Fakat Necib Asım’ın kitap konusundaki birikimi, tecessüsü, inceleme tarzı ve ille de dili ‘Kitap’ı bir kültür çalışması olmanın ötesine taşıyıp, onu bir nesir şahikasasına dönüştürüyor.

Bir dil nasıl bu kadar müeddep, rakik ve şiirle yüklü olabilir, asıl bunu keşfediyorsunuz onun sayesinde.

Dil ve edebiyatta modernleşmenin, ifadede dini tarz ve terminolojiden kopuşun kanıksanmaya başlandığı yıllarda yazılmasına rağmen sözlerine ‘hamdele ve salvele’ ile başlayan Necib Asım, okuruna da ilkin şöyle sesleniyor: ‘Kârî! sen[in] de benim gibi, kitap muhibbi olduğuna şüphem yoktur. Mahbûbda iştirakimiz, bizi birbirmize rakib etmez, takrîb eder.’

Okurla kurulan bu samimi bağdan sonra verilen her bilgi kuru bir malumat olmaktan çıkıp, tam bir neşveye dönüşerek okurunu farklı bir iklimde yaşamakla, öğrenmekle mutlu kılıyor.

‘Kitap’ı, ‘aslî haline hiçbir müdahalede bulunmadan’ ama günümüz okurunun da kitaptan azami istifadesini gözeterek, sözlüğe bakmayı gerektiren hemen her kelimenin manasını sayfa altında vermek suretiyle hazırlayan Ali Yıldız kadar, kitaptaki özel terimleri, kişi ve yer isimlerini tasnif eden, açıklayan Mustafa Kirenci’yi tebrik etmem gerekiyor.


Ömer Lekesiz, Yeni Şafak Gazetesi, 12 Aralık 2012

Büyüyenay kitaplığı göğümüzde, bir doğuş olarak hilal görünümüyle başladı yayıncılığa, şimdi bir dolunay parlaklığına doğru yol alıyor. Zor bir yayıncılık yapıyor.

Kitabın anlamını ve kültürünü anlamak adına ilk adım Necib Asım’ın Kitap’ıyla bir başlangıç yapıldı. Ardından, kültürümüzün klasik eserlerini art arda yayımlamaya başladı. Tasavvuf klasikleri, Osmanlıca metinlerinin tıpkıbasımıyla birlikte yayımlanıyor. En hayırlı ve güzel davranışlardan biridir bu. Osmanlıca okuma çabasında olanlar için de yararlı. Karşılaştırmalı okumayı sağlıyor. Tasavvufi klasikleri ruh dünyamızın zenginliğini oluşturuyor. Bunlar, değişik nefeslerden çıktığından hemen her biri aynı bir dünya oluşturuyor... Sayfa düzeni, yazı kaligrafisi ve kapaklarıyla da rahat, okunabilir ve özgün eserlerdir bunlar.


Ali Haydar Haksal, Milli Gazete, 20 Aralık 2012

Arapça, Farsça ve Türkçe Ferec Ba’de’ş-Şidde Hikâyeleri masal ve olağanüstü edebiyatın öncüsü olan klasik metinlerden biri. Toplamda 42 hikâyeden oluşan Türkçe Ferec’lerden seçilen 12 hikâyeyi ihtiva eden Ferec Ba’de’ş-Şidde Hikâyeleri, tam bir fantastik ve olağanüstü edebiyatın meraklılarına göre. Bu eser ayrıca, karşılaştırmalı neşir olması hasebiyle de ayrı bir önem arz etmektedir. Hz. Ali Cenkleri’nden koparılmış nesiller için deva gibi masallar.


M. F. K., Müfredat Dergisi (Ankara), Ocak-Şubat 2013

Büyüyenay Yayınevi, yayıncılığımıza yeni bir soluk getirecek gibi görünüyor. Birçok yayınevi gibi eski harfli metinlerimiz konusunda müşkülpesent bir tavır içinde görünmüyor. Metinlerin hem çeviriyazılarını hem sadeleştirmelerini bir arada basmaktan kaçınmıyor. Üstelik bir kısmında tıpkıbasımlarına da yer veriyor ki, bu tür eserleri basan yayınevlerine kıyasla bir fedakârlık örneği de sergilemiş oluyor....


Yusuf Turan Günaydın, dünyabizim.com., 2 Ocak 2013

... [Pendname] şerhlerden sonuncusunu Türkiye Yazarlar Birliği’nin 2102 yılı özel yayıncılık ödülünü de kazanan Büyüyenay Yayınları kendisine yakışan bir düzenlemeyle geçtiğimiz Kasım ayında latinize ederek okurlara sundu.

Muhammed Altaytaş ve Emir Hüseyin Yiğit tarafından hazırlanan, Pendnâme-i Attâr Şerhi -Kitab-ı Mâ-Hazar, Şerh Alâ Pend-i Attâr- adlı şerhin değeri asıl şerh edeninden gelmektedir.

Mehmed Murad Nakşibendî Hazretleri (1788-1848), alim ve arif bir zat olmakla, kendisiyle aynı vasıflara sahip Feridüddin Attar’ın sözünü ‘ağyarını mâni, efradını câmi’ olarak yorumlamaya tereddütsüz en yakın olan isimlerden birisidir...

‘İstanbul 1304, Matbaa-i Osmaniye nüshası’ esas alınarak latinize edilen Pendnâme-i Attâr Şerhi’nde, Osmanlı Türkçesi’nin günümüzde yaygın olarak kullanılmayan kelime ve terkiplerin anlamları sayfa altlarında verilerek zamane okurları için de okuma kolaylığı sağlanmış.

Feridüddin Attar’ın ‘Ey oğul’ hitabıyla, bu hitaba ilk muhatap olan kişiden en son muhatap kişiye kadar herkesin bu hitaba dahil edilmesi pendnamenin özelliğidir.


Ömer Lekesiz, Yeni Şafak Gazetesi, 9 Ocak 2013

Pendname i Attar Şerhi, Güçlükten Kolaylığa Kederden Sevince, Adaletin Aydınlığında, Siyaset Ahlakı...

Ne güzel kitaplar bunlar. Geçmişin hatıralarını barındıran kitapların sayfaları arasında ruhumuzu beslemezsek varlığımıza çok yazık olacak. Allah’ın varlığından bize geçen o emanet gelişip, gerçeklerle temas edebilmek için irfanla buluşmak zorunda, yoksa vücudumuzun kiri pası o emaneti zayi edeceğe benziyor...

Büyüyenay Yayınları arasından çıkan siyasetname kitapları çok önemli. Liberal, kapitalist, ateist bir zihinle şekillenen günümüz siyaset felsefesinin başka bakış açılarına da ihtiyacı yok mu? Kadim değerlerin ortaya koymuş olduğu siyaset felsefesine baktığımızda demokrasinin ne idüğü ortaya çıkıyor. Millet olmak kültürle alakalıdır.

Yeni bir millet oluşturuldu iddiaları lafu güzaf milletimiz yitiğini ötelerde aramasın hakikat bize kitaplar kadar...


Ali Büyükçapar, Milli Gazete, 14 Ocak 2013; Manşet Gazetesi (Kahramanmaraş) 25 Ocak 2013

Siyasetnameler bir nevi “doğru yaşama kılavuzu”dur. Devlet adamları için kaleme alınmalarına rağmen, herkes için “bilgi-hikmet ve irfan” kaynağı olma niteliğini halen sürdürmektedirler. Kütüphanelerimizin raflarında dilimize çevrilmeyi bekleyen kültürümüzün klâsiklerinden biri olan İbn-i Fîrûz’un “Gurretü’l-Beyzâ”sı KTÜ Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mücahit Kaçar tarafından orijinal metin, transkript ve güzel bir sadeleştirme ile çevrilerek birbirinden güzel eserleri ortaya çıkaran Büyüyenay Yayınevi tarafından “Adaletin Aydınlığında” alt başlığıyla yayınlandı...


Yahya Düzenli, 21 Ocak 2013

Büyüyenay Yayınları, Muhammed Altaytaş ve Emir Hüseyin Yiğit’in latinize ederek yayına hazırladıkları Mehmed Murad Nakşibendî’nin Pendname-i Attar Şerhi’ni neşretti. Bu çalışma, ilim ve kültür mirasımızla buluşma çabasının bir ürünü. Bu tür irfan metinlerini seviyemize indirmek değil, idrak ve irfanımızı onlara doğru yükseltmek ümidiyle bir irade ortaya konulmuş...


Hasan Şahin Aktaş, Hece Dergisi, Sayı: 194, Şubat 2013

2012’nin ilk aylarında yayın hayatına başlayan bir yayıneviydi Büyüyenay Yayınları. Klasik tasavvuf metinlerini, hatırat basan, bizi medeniyetimizin kökleriyle buluşturmak gibi görev üstlenen yayınevi daha ilk bastıkları kitaplarla güzel işler yapacaklarının işaretini vermişlerdi. Yayın hayatına başlamasından bu yana bir sene geçti, onlar çizgilerinden hiç şaşmadı ve bizleri hayal kırıklığına uğratmadı...


Gerçek Hayat Dergisi, Sayı: 2013-8 (643), 18 Şubat 2013

Büyüyenay Yayınevi Türk matbuatında örnek olacak bir girişim başlattı ve geçmişte önemli olabilecek kitapların yayınını gerçekleştirdi. Umumun ilgisini çekmeyecek kitaplar, Türk kültür hayatı için önemli katkılar sunarken yayınevi açısından çok da ekonomik kazanç getirecek cinsten değildir. Daha önce İletişim Yayınları’ndan çıkan ve üzerine birçok eleştiriler yazılan Necib Asım Yazıksız’ın “Kitap” kitabı Büyüyenay Yayınları arasından büyük bir emek mahsulü olarak yayınlandı. Notlarla zenginleştirilen kitap, aslında kaynak eserlerden biri olarak kültür hayatımızdaki yerini aldı. Hatırat ve tasavvuf kitaplarıyla da dikkat çeken yayınevi, bundan sonra da kültürümüze önemli katkılar sağlayacak gibi görünüyor...


Atilla Mülayim, Türkiye Kültür ve Sanat Yıllığı 2013, Türkiye Yazarlar Birliği Yayını, Mart 2013, Ankara

Ali Behçet Efendi’nin Büyüyenay Yayınlarından çıkan Ubeydiye Risalesi’ni okudum. Risaleyi Yusuf Turan Günaydın yayına hazırlamış. Başına mufassal bir biyografi de eklemiş. Matbaa-i Âmire, İstanbul, 1260’da yayımlanan bu eser,bir yüksek lisans tezine ve bir kaç makaleye konu olmuş. Hem çeviriyazı metin hem sadeleştirilmiş hali hem de Osmanlıcası birarada olan eserin, günümüz tasavvuf yayıncılığından farklı bir yerde durduğunu hemen söylemeliyim. Aslında ‘üç kitap’ bir arada yayımlanmıştır. Büyüyenay Yayınları bu yönüyle yayın dünyasının alıştığı, bildiği tarzın dışında bir tarz kurmakta...


Asım Öz, Dünya ve İslam Gazetesi, Kitap Fikir Eki, Sayı: 4, Şubat Mart 2013

“Hattatların ve Kitap Sanatçılarının Destanları” alt başlığı ile Müjgan Cunbur (d. 1926) tarafından hazırlanan eser ünlü Osmanlı şair ve tarihçisi Gelibolulu Mustafa Âlî (1541-1599)’nin eseridir. Osmanlı sahasına ait kültür eserlerine ilgi duyan okuyucu hemen hatırlayacaktır: Âlî’nin bu eserinin yıllarca önce Kültür Bakanlığı Yayınları arasında da bir baskısı yapılmıştı (1982) ve o baskıyı da yine Müjgan Cunbur hazırlamıştı. Bu eserin Büyüyenay baskısında ise metin, hazırlayanı tarafından yeniden elden geçirilmiş; “(…) ilk baskıda unutulan, mizanpaj ve baskı kazasına uğrayan yerler tesbit edilmiş ve gerekli düzeltmeler yapıl”dıktan sonra okuyucuya sunulmuştur. Bu durum konuya ilgi duyan okuyucu için çok önemlidir.

Eserin Kültür Bakanlığı baskısından tek farkı söz konusu tashihler değil elbette. Büyüyenay, o baskıdaki sıkıcı ve okuyucuyu hiç de kendine çekmeyen görüntüyü tamamen silecek bir sayfa düzeni ve eklerle basmıştır eseri. Bölüm başlıklarından önceki perde sayfalarında kaligrafik zemin baskılar ve en sonda genç hat sanatkârlarımızdan Mustafa Cemil Efe’nin “Hüsn-i Hat ve Tezyinî Sanatlardan Örnekler” başlıklı eki de eserde ele alınan konuyu görsel malzeme ile destekleyen bir bölüm teşkil ediyor. Ayrıca Yayınevi, önceki baskısında verilmeyen Arapça, Farsça beyitlerin asıllarını da metne yerleştirmiş ve bu işlem için Ali Aran ve Ebubekir Subaşı’nın da katkısını sağlamış...

Menâkıb-ı Hünerverân sayesinde XV-XVI. yüzyıla kadarki gerçek hüner sahipleri yâd edilmiş ve zevkiselim sahibi insanlardan günümüze bir izdüşüm yansıtılmış durumdadır. Ne mutlu hüner sahiplerine.


Yusuf Turan Günaydın, Hece Dergisi, Sayı: 196, Nisan 2013

Türkçede de yüzlerce, binlerce [Siyer-Peygamberimizin hayatını anlatan] kitap var. Hemen her gün bir yenisi daha ekleniyor bu kitaplara. Yakınlarda yayınlanmış bir siyer kitabı var elimde. Varlığın Sevinci adını taşıyor. Kitap, tasavvufi eserlerin hazırlanması işine kendini adamış olan H. Rahmi Yananlı tarafından kaleme alınmış...

Yananlı’nın kitabı, bir inceleme, araştırma havasından oldukça uzak. Bir anlatı tadı, bir hikâye tadı var. Örneğin Abddülmuttalip ile anne Amine’nin karşılıklı konuşmalarına şahit oluyoruz kitapta. Yananlı, klasik siyer kaynaklarında anlatılmayan bölümleri, muhayyilesi ile doldurmuş. Bu durum kitaba bir anlatı tadı vermiş, eserin okunurluğunu arttırmış diyebiliriz.

Eser boyunca yazarın takındığını üslubun bir yansıması da, arada teknik bazı bilgiler aracılığıyla yorumlar yapmasıdır. Bu yorumlar zaman zaman çağları aşıyor ve günümüze kadar geliyor...

Yananlının üslubunun nezih olduğunu, eserin kendini çok rahat bir şekilde okuttuğunu, bilgi yüklü cümlelerin eser boyunca serpiştirildiğini, bu anlamda okuyucuyu bilgiye boğarak yormadığını görebiliyoruz. Bunlar bir siyer kitabı için önemli nitelikler…

Varlığın Sevinci kitabı, Peygamberimizi öğrenmeye, anlamaya yardımcı olacağını düşündüğüm bir kitap. Bu vesileyle, kitabın yazarından Allah razı olsun diyor, Büyüyenay Yayınlarına böylesi güzel eserlerle okurların gönül dünyasını aydınlattığı için teşekkür ediyorum.


İsmail Demirel, dünyabizim.com., 18 Nisan 2013

“Süheylî’den Duyulmadık Hikâyeler”, “Pendnâme-i Attar Şerhi”, “Menâkıb-ı Hünerverân”, “Tehzibü’l-Ahlâk”, “Tuhfetü’l-Ümerâ ve Minhatü’l-Vüzerâ” ve daha nice mümtaz Türk-İslâm klasiği... Bu eserlerin müşterek noktası “Büyüyenay” Yayınları tarafından anlaşılır ve istifade edilir bir takdimle okuyucuya sunulmuş olmaları.

Büyüyenay Yayınları da hemşehrisi olmakla öğündüğüm Mehmed Varış’ın “Kitabevi” Yayınları gibi, satış rekoru kırması beklenmediği için ticâri şansı pek parlak görünmeyen değerli eserleri meraklısına ulaştırırken şövalyevârî bir tavır sergiliyor. Kültür Bakanlığı ve sair devlet yayınları, klasik kaynak yayınından -bence doğru bir kararla- çekildikten sonra meydanı, işte böyle idealist yayın kuruluşlarının alması gerekiyordu.

Bayrağı yere düşürmedikleri ve –inadına klasik ve okunası- eserler yayımlamaya devam ettikleri için “Kitabevi”ne ve “Büyüyenay”a destek olmamız lâzım. Aklınızda bulunsun; bu yayınevlerinin neşrettiği şeyler arasında ilginizi çeken birisi mutlaka vardır.

O kitabı bulup satın alırsanız, bir kitap sahibi olmaktan daha fazla bir şey yapmış olacaksınız.


Ahmet Turan Alkan, Zaman Gazetesi, 28 Nisan 2013

Büyüyenay Yayınlarını bu kadar önemli kılan, gözümüzde büyüten, kütüphanemizde kendisine ayırdığımız raf sayısını çoğaltmamızı icbar eden nedir? Öncelikle Büyüyenay, birçok yayınevinin kâr-zarar münasebetinden zarar hanelerinin lebaleb dolacağını zannettikleri için cesaret edemediği, edemeyeceği bize ait, geçmişimizi bugüne taşıyan kitaplar bastı, basıyor... Yayınevi bir yılda 27. kitabına ulaşmış... Basılan kitapların nitelikleri de göz önünde bulundurulacak olursa, birkaç yayınevlik iş ortaya konmuş.


İbrahim Coşkun, Yedi İklim Dergisi, Sayı: 278, Mayıs 2013

İnsanın hikâyesi her yerde aynıdır aynı olmasına lakin bir de dil var, coğrafya var, inançlar ve kültürel katmanlar var. Genceli Nizamî’nin Heft Peyker’i tam da bu katmanlar arasından süzüle süzüle doğup büyümüştür... Vaktiyle Mehmet Emin Yümni’nin Farsçadan dilimize çevirdiği eser Aytekin Yıldız’ın güncellenmiş dil zevki ve Büyüyenay Yayınları’nın yayıncı titizliğiyle okura sunulmuş durumda.

Nar, portakal, limon, incir ve daha nice meyveler ve yemişler, koca dağlar, dehşet ve karanlık mağaralar, meleklerden daha güzel körpe kızlar, türlü türlü yırtıcı kuşlar, insan denilen varlığın her sese ve kılığa bürünmüş bin bir hali, hayret, rüya, yürürken insanın kendi gölgesinden korkması, at suretine bürünmüş ejderhalar, hayır ve şer namındaki iki kişi, hasılı çetelesini tutsanız bir hayal dükkânı açmaya yetecek kadar eşya ve şekil göz kırpar bu metinlerde. Heft Peyker’i okurken, Kieslowski’yi, üç rengi ve Julliet Binoche’un Mavi’deki o unutulmaz yüzünü de hatırladım. Belki birisi çıkar bu yedi renkten yola çıkarak harika bir film de çeker. Kim bilir? Her bir renk bir yüz çünkü.


Ömer Erdem, Radikal Kitap, 3 Mayıs 2013

Ali Behçet Efendi 18. ve 19. yüzyıllarda yaşamış Konyalı bir tasavvuf erbabı. Tasavvufun Nakşîlik, Mevlevîlik ve Melamet kollarıyla ilgili bir mutasavvıf. Ubeydiye Risalesi tasavvuf yolunu seçenler için bir el kitabıdır.

Yusuf Turan Günaydın, kitabın giriş bölümünde Ali Behçet Efendi’nin hayatı ve eserleri hakkında geniş bilgi vermiş ve risalenin hem çeviriyazı metnini, hem de sadeleştirmesini, hem de tıpkı basımını bu kitapta bir araya getirmiş.

Yusuf Turan Günaydın’ın titiz çalışmasının sonucunda ortaya çıkan bu kitabın, tasavvufî pek çok kavramı öğrenmek isteyenler için anahtar özelliği taşıdığını da belirtelim.